Kant, Marx ve Hegel’e Göre Varlık Nedir?

Varlık

Varlık

1. Kant’a Göre Varlık şu şekilde açıklanabilir;

Her şeyin; bize ulaşan ve bizim ulaştığımız her şeyin yolu, ister konuşulsun, ister konuşulmasın, ‘o vardır’ın üzerinden geçer. (s. 76)

Kant varlık tartışmasında büyük bir adım atmıştır.

Kant bu adımı geleneğe olan bağlılığı yolu ile, aynı zamanda geleneğin farklı bir ışık altında yeniden aydınlanmasını sağlayacak şekilde, onunla bir tartışma içine girerek atmıştır.

“Varlık açıkçası gerçek bir yüklem değildir; yani herhangi bir şeyin, bir şey’in kavramına katılabilir bir kavramı değildir. O, sadece bir şeyin ya da belli kendinde belirlenimlerin konumudur.” (Kant) (s. 77)

Acilen ihtiyacımız olan, geleneğe dikkatli ve düşünen bir kulak vermedir. Devamını oku “Kant, Marx ve Hegel’e Göre Varlık Nedir?” »

Bookmark and Share

Karl Marx’ın Dünyayı Değiştirme Fikri

Karl Marx

Karl Marx

Öncelikle söylemeliyiz ki, Marksizmin temeli materyalizmdir. Yani Marksizm tüm gerçekliğin özünün madde olduğu, bilincin maddeyi değil maddenin bilinci yarattığı fikrinden hareket eder. Dolayısıyla dünyanın aslında kurulmuş olan temel fikri olan öteki dünya bilgisinin ve bununla birlikte varlığın diğer alanının olmadığını bunun maddenin kendinin yarattığını ve bunun değiştirilmesi gerektiğini savunmaktadır.

İşçi hareketinin sağ kanadı ve sol kanadın bir kısmı Marksist teorinin bir dogma olduğuna, “teori”nin eylemcinin sırtındaki 300 kiloluk yüke benzediğine ve bu yükten ne kadar çabuk kurtulunursa o kadar aktif ve etkili olunabileceğine inanmaktadır. Devamını oku “Karl Marx’ın Dünyayı Değiştirme Fikri” »

Bookmark and Share

Georg Wilhelm Friedrich Hegel’in Güzellik Anlayışı

Georg Wilhelm Friedrich Hegel

Georg Wilhelm Friedrich Hegel

Hegel’e kadar gelen bütün estetikler düğümlenir ve Hegel’den sonra gelen estetikler de bu düğümün bir açılışıdır. Hegel güzellik ile doğruluk arasında içten bir uyum (armoni) bulur. Şöyle demektedir “bir güzelliğin ide olduğunu söylüyoruz.”. O zaman güzellik ve doğruluk aynı anlama gelmektedir. Hakikat varlığın doğruluğudur. Güzellik hakikatin yanında ortaya çıkmaz. Eğer hakikat sanat yapıtı içerisine girerse o zaman, güzel olarak görülebilir.

Hegel felsefesinin çıkış noktası mutlak kavramı ya da tin (geist) kavramıdır. Mutlak kavramı, Tin yada ide dinamiktir. Bu dinamiklik diyalektik yapıya monte edilmektedir. Kendi kendine tez olan kavram; ide, Tin kendi dışına çıkmakla kendine ve özüne yabancı bir varlık olmaktadır. Doğa varlığı idenin, tinin özüne yabancı olan bu varlık idenin diyalektik gelişmesinde anti-tez oluşturmaktadır. Tinin diyalektik gelişmesi sentez şeklinde olur. Bunun sonucunda üç tür tin veya psikoloji şekillenmektedir. Bunlar: Devamını oku “Georg Wilhelm Friedrich Hegel’in Güzellik Anlayışı” »

Bookmark and Share

Immanuel Kant’ın Kavram Bilgisi

Immanuel Kant

Immanuel Kant

Algılarımız ile bilemediğimiz karamlar nötrdür. Yani Kant’ın belirtmek istediği gibi, dünya üzerinde ya da evrenin herhangi bir yerinde algılarımız ile deneyleyebildiğimiz kavramların dışında kalan şeyler aslında bizim paradigmamızın uzanamadığı, doğruluğu ya da yanlışlığı kanıtlanamayacağıdır. Dolayısıyla bu kavramlar Kant’a göre herhangi bir şekilde doğru ya da yanlışı teşkil etmemektedir.

Kavram yalın kendi ile ilişki olarak saltık belirlenmişliktir; ama kendi ile ilişki olarak o denli de yalın bir özdeşliktir. Ama belirliliğin bu kendi ile ilişkisi eşit ölçüde belirliliğin olumsuzlanmasıdır, ve Kavram bu kendi ile özdeşlik olarak evrensel olandır. Ama bu özdeşlik olumsuzluk belirlenimini de taşır; kendi ile ilişki olan belirliliğin olumsuzlanmasıdr; böyle olarak Kavram bireysel ya da tekil olandır. Devamını oku “Immanuel Kant’ın Kavram Bilgisi” »

Bookmark and Share

Platon’a Göre Bilgi Nedir?

Eflatun

Platon (Eflatun)

Episteme nedir? Doğru bir episteme nasıl olur? Platon ne demektedir doğru bilgi hakkında? Episteme Yunanca “Bilgi” anlamına gelen kelimedir. Buradaki bilgi aslında gündelik hayatta kullandığımız bilgi ile örtüşmez, çünkü buradaki bilgi genel anlamda bir bilgidir. Felsefe, bilginin kaynağını, imkanını, sınırlarını ve doğruluğunu inceler.

Özellikle Platon bu konu hakkında “Doğru Bilgi” kavramını benimsemiştir. Ve her zaman için doğru bilgiyi aramıştır. Platon’a göre 2 tür bilgi vardır “Doxa”, “Episteme”. Doxa yanılsamalı bilgidir ya da yanlış, doğruluğu şüpheli olan bilgidir. Episteme ise doğru, doğruluğundan şüphe edilmeyen bilgidir. Platon’a göre, Doxa duyu organlarıyla algılayabildiğimiz dünyamız, Episteme ise aklımızla kavradığmız dünyamızdır. Devamını oku “Platon’a Göre Bilgi Nedir?” »

Bookmark and Share

Sokrates Neden Öldürüldü!

Socrates

Sokrates (Socrates)

“ve suçlu hissetmeyin. Kimse benim ölümümden sorumlu değildir, sorumlu benim. Ben elimden gelenin en iyisi ile hizmet ettiğim için buradayım.” Sokrates Atina halkına elinden gelen tüm bilgiyi sunmuş ve sürekli insanların aklında sorgulama düşüncesi oluşturmuştur. Ancak Atina savaş sonrası çok büyük çöküşe uğramıştır ve insanların aydınlanması kurallarının karşısında olmasını sağlayacağından korkmuştur. Bu nedenle devlet içerisinde bir “Günah Keçisi” sıfatını taşıyacak suçlu bulunmalıydı. Ya da belkide suçlu ortada yoktu? Belki de suçlu yönetimdi! Belki de yönetimin kötü olması bu denli çöküşe getiriyordu devleti! Devamını oku “Sokrates Neden Öldürüldü!” »

Bookmark and Share