O Biz Mi? Biz O Mu?

Tanrılar

Yaratıcı Güçler (Tanrılar)

İnsanlık kendini anlama çabası içerisine girdiği günden beri düşünmektedir. “Nereden geldik?, Kimiz?, Atamız kim?, Kim yarattı bizi?” gibi sorular sorarak anlamlandırmaya çalıştı yaşamını…
İnsanoğlu, yaratıcı gücün dışarıda ulaşamayacağı bir yerde olduğunu ya da tamamen kendi içerisinde olduğunu düşünür oldu. Bununla ilgili çeşitli deneyler yaptılar; kimi yaratıcı güç olan yüce, kutsal varlığı gökyüzünde aradı ve bununla birlikte Astroloji ile ilgilenir oldu ve yeni bilimler oluştu. Kimi ise kendi içinde aradı O’nun yüce gücünü, enerjisini. Antropoloji gibi insan bilimleri, insan varlığını araştıran bilim dalları oluştu. Fakat her ne kadar O’nun gücünü içimizde, gökyüzünde arar olsa da insanlık çoğu zaman kendi olmayı unuttu, kendini bilmeyi unuttu!!! Devamını oku “O Biz Mi? Biz O Mu?” »

Bookmark and Share

Vecizeler IV

”Güçlü bir umut, yaşam için, ortaya çıkmış herhangi bir tek gerçek mutluluktan çok daha büyük bir uyarıcıdır…” Friedrich Nietzsche

‎”Bedenin ihtişamı, bedenin kendisi yüzünden değildir; o ev sahibidir… İhtişam, misafir yüzündendir…” Osho

“Gerçek sen, içindeki sen, başkalarının biçimlendirmediği sendir…” Paulo Coelho

“Nefsin ejderhadır… Öldü sanma, uykuya dalar o… Dertten eline fırsat düşmediği için uyur… Derdin bitince çıkar hemen… Hüner; dertsizken de nefsi uykuda tutmaktadır…” Mevlana

‎”Bir çocuk taşa takılıp düşerse neyi kaldırırsın? Çocuğu mu? Taşı mı? Düşün. Bil ki şayet taşı kaldırırsan bir başkası da sonradan düşmez, çocuk zaten kendisi öyle böyle düştüğü gibi kalkacaktır ve kalkar. Önünde duran taş bir engel midir yoksa senin yükselebilmen için bir basamak mıdır? Bunu da sorgulamayı ihmal etme…” Eddi Anter

“Hayat asla sahnelenemeyecek bir oyunun sonsuz tekrarından ibaret…” Amelie

‎”Bizler spiritüel bir deneyim yaşayan insanlar değiliz. Biz insani deneyim yaşayan spiritüel varlıklarız…” Epiktetos

“Lüzum sıfatına sahip olmayanlara kötü davranmak mı gerek? Yoksa onlara lüzum sıfatını vermek mi gerek? Yardımcı olup bunu sağlamalı ancak lüzumsuz insan bunu kabullenmişse ya?” Rüzgar Yılmaz

“İki tür göz vardır: Bedenin gözü ve ruhun gözü… Bedenin gözü kimi zaman unutabilir; ama ruhun gözü her zaman anımsar.” Ömer Hayyam

Bookmark and Share

Vecizeler III

“Felsefe, insanın gücü ölçüsünde yüce Yaratici/lar olanın fiillerine benzemesidir.” Rüzgar Yılmaz

“İnsanlar, kendilerine layık oldukları hayatı seçerler… Bunun sonucu olarak layık olduklarını zaten kendileri bulurlar…” Rüzgar Yılmaz

“İnsan, belli başlı kültürlere sahip olduğu sürece insandır… Kültürün vermiş olduğu ilkeler ve düzen bozulursa, insan olma özelliğini de kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalır…” Rüzgar Yılmaz

“Zaman, kültür düzeni karşıtı olduğu kadar, gizliden kültür düzeninin içerisinde bulunmaktadır… Kültür düzenini, her ne kadar zaman bozacak gibi görünsede… Kültür düzeni, kutsal olarak kabulü sayesinde zaman yıkamamıştır….” Rüzgar Yılmaz

“Geleceği olmayan her toplum ya da birey, yok olmaya mahkumdur…” Rüzgar Yılmaz

“İnsan olmak, kimliğini bilmektir… Geçmişini bilmeyen şuanın insanlığını bilemez…” Rüzgar Yılmaz

“İlkler her zaman mükemmeldir… Çünkü birşeyi bilmek için ilk nasıl meydana geldiğini bilmek gereklidir…” Rüzgar Yılmaz

“Duygular, öldürün onları! Çünkü onlar başarınızın önünü keserler…” Rüzgar Yılmaz

Bookmark and Share

Vecizeler II

“Müzik yapmak var olanı çalabilmek mi? Yoksa yenileri oluşturmak mıdır?” Rüzgar Yılmaz

“Gereksiz bilgi yoktur, gereksiz insanlar vardır…” Rüzgar Yılmaz

“Gereksiz insanlar, yararlı bir gelişim gösteremezken, bilgi, elbet bir alanda yararlı bir gelişim gösterir…” Rüzgar Yılmaz

“Şuanda beklerken düşünüyorum da kötülük yoktur cehalet vardır. İyilikte yoktur bilgi vardır…” Rüzgar Yılmaz

“ve suçlu hissetmeyin. Kimse benim ölümümden sorumlu değildir, sorumlu benim…” Sokrates

“İnsan, ilim ve bilimde yaptıkları ile bugünde mi kalır?” Rüzgar Yılmaz

“‎Bilgeliği seven, Tanrı ile budala arasında kalmış adamdır…” Platon

“Bu dünyada başarıya ulaşan insanlar istedikleri şartları yakalayan insanlardır. Eğer onları bulamazlarsa, kendileri yaparlar…” Shaw

“Zevkin kölesi olmamak, zevk kölen olmak.” Rüzgar Yılmaz

Bookmark and Share

Vecizeler I

‎”Zenginlikle doğruluk öyle ayrı şeylerdir ki, ikisini teraziye koydun mu, kefelerin biri hep aşağı iner, öteki yukarı çıkar…” Platon

“Zenginliği olmayan adamı, adamlığı olmayan zengine yeğ tutarım…” Plutarkhos

‎”Birine balık verirsen, doyar bir defalık. Balık tutmayı öğretirsen, doyar bir ömürlük…” Kuan-Tzu

”Kuş olmayanın uçurumlar üzerine yuva kurmaması gerekir…” Friedrich Nietzsche

‎”Bazı insanlar kendi güneş sistemlerinde yaşarlar; onları orada ziyaret etmek gerekir…” Friedrich Nietzsche

“9 Yıl boyunca hergün saat 5 olduğunda istasyona geldi ve bekledi, elbet gelecek diye, ya da gelmeyeceğini bilmesine rağmen… Bunu bir hayvan insanoğluna karşı yapabiliyorken, neden biz kendi türümüze bunu yapamıyacakmışız?” Rüzgar Yılmaz

“Çocukken o kadar fakirdik ki ‘satılık değil’i bir marka zannederdim…” Malcolm X

“Hayat içine daldığınız zaman, derinliğini görebileceğiniz bir denizdir…” Rüzgar Yılmaz

“Kraliyet mallarını kendinden başka bir kana sahip birine bırakmak istemez. Ancak cumhuriyet öyle mi kendinden başka her kana satar.” Rüzgar Yılmaz

Bookmark and Share

İlimcilik ve Bilimcilik

Kült

Kült (Tapınma)

Yaşamakta olduğumuz dünyada, ilim ve bilim üzerinde yapılan çalışmalar, insanoğlunun gözlerini öyle çok kamaştırdı ki, artık kendini bilmekten uzakta kalarak, ilim ve bilimin dışında hiçbir şeye tam olarak inanmamaktadır. Öyle ki; mutlak doğru ilim ve bilim olarak görülmektedir.

Bu aşırı kökten ilimcilik ve bilimciliğin insanoğluna, neye malolacağını fark etmemek güç olmasa gerek. Fakat bu konuda vereceğimiz herhangi bir karar için erken olacağını, zamanla bunu görmek daha faydalı olacaktır. Fakat şu da unutulmaması gereken bir gerçektir ki; her şeyde olduğu gibi, ilim ve bilimde de aşırıya gitmek ve bu alanları kutsallaştırmak oldukça yanlış sonuçlar doğuracaktır. Evet ilmin, salim düşünce- tecrübe-vicdan üçlüsüyle ele alındığı zaman yararlı olduğunda, cemiyetin hayat seviyesini yükselterek ona, bugünü ve yarını itibariyle huzur, mutluluk vadettiğinde şüphe yoktur. Fakat unutulmamalı ki tek başına kaldığında ilim, sapma ve saptırmalara tanıklık edilecektir. Devamını oku “İlimcilik ve Bilimcilik” »

Bookmark and Share

Kendini Bil! Önce Kendini!

Kendini Bilme

Farkındalık (Kendini Bilme)

İnsanoğlu varlığını şu şekilde güvence altına almaya çalışmıştır; bedeninin can güvenliğini ve evrendeki yerini bilip evrensel güçlerle ilişkilerini belirleyerek elde ettiği kuramsal güvenliktir. Canının kıymetini, sağlam yapılar, savunma ve saldırı silahları yanı sıra teşkilatlar ile bilmişlerdir.
Bizim üzerinde duracağımız güvenlik, kuramsal olandır.  Devamını oku “Kendini Bil! Önce Kendini!” »

Bookmark and Share

Platon’a Göre Bilgi Nedir?

Eflatun

Platon (Eflatun)

Episteme nedir? Doğru bir episteme nasıl olur? Platon ne demektedir doğru bilgi hakkında? Episteme Yunanca “Bilgi” anlamına gelen kelimedir. Buradaki bilgi aslında gündelik hayatta kullandığımız bilgi ile örtüşmez, çünkü buradaki bilgi genel anlamda bir bilgidir. Felsefe, bilginin kaynağını, imkanını, sınırlarını ve doğruluğunu inceler.

Özellikle Platon bu konu hakkında “Doğru Bilgi” kavramını benimsemiştir. Ve her zaman için doğru bilgiyi aramıştır. Platon’a göre 2 tür bilgi vardır “Doxa”, “Episteme”. Doxa yanılsamalı bilgidir ya da yanlış, doğruluğu şüpheli olan bilgidir. Episteme ise doğru, doğruluğundan şüphe edilmeyen bilgidir. Platon’a göre, Doxa duyu organlarıyla algılayabildiğimiz dünyamız, Episteme ise aklımızla kavradığmız dünyamızdır. Devamını oku “Platon’a Göre Bilgi Nedir?” »

Bookmark and Share

Sokrates Neden Öldürüldü!

Socrates

Sokrates (Socrates)

“ve suçlu hissetmeyin. Kimse benim ölümümden sorumlu değildir, sorumlu benim. Ben elimden gelenin en iyisi ile hizmet ettiğim için buradayım.” Sokrates Atina halkına elinden gelen tüm bilgiyi sunmuş ve sürekli insanların aklında sorgulama düşüncesi oluşturmuştur. Ancak Atina savaş sonrası çok büyük çöküşe uğramıştır ve insanların aydınlanması kurallarının karşısında olmasını sağlayacağından korkmuştur. Bu nedenle devlet içerisinde bir “Günah Keçisi” sıfatını taşıyacak suçlu bulunmalıydı. Ya da belkide suçlu ortada yoktu? Belki de suçlu yönetimdi! Belki de yönetimin kötü olması bu denli çöküşe getiriyordu devleti! Devamını oku “Sokrates Neden Öldürüldü!” »

Bookmark and Share